İdeolojik tutumu saplantı hâline getiren malum sendikaların, daha ramazan gelmeden eski alışkanlığı depreşti.
Eğitim Sen ve Eğitim-İş, Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullarda ramazan etkinlikleri gerçekleştirilmesi kararına karşı üyelerine ‘verilen görevleri yerine getirmemeleri’ çağrısında bulundu.
Her ramazan öncesi bir şekilde gündeme gelmek gibi bir hastalığa yakalanan Eğitim-İş isimli sendika, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri hakkında gönderilen yazıyla uygulanması istenilen etkinlik programı kapsamında üyelerinin resen verilen görevleri yerine getirmemelerine karar” vermiş, tavsiye edilen etkinliklerden rahatsız olmuş. Eğitim Sen de geri durmamış, ‘düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı’ olduğunu ileri sürmüş.
Türdeş sendikaların bu tavrı, onların, toplumumuzun değerlerinden ne kadar uzak, söylem ve paylaşımlarla İslam’a düşman, İslam karşıtı oluşumlara dost olduklarının ve kendileri gibi düşünmeyenlere karşı da ne kadar tahammülsüz olduklarının göstergesi, bir kanıtıdır.
Kendi ideolojik çöplüğünden çıkamayan bu mezkûr yapıların, dinî eğitim ve kurumlara duydukları bu nefretin nedeninin, milletin değerlerinin üzerinde gördükleri kendi çıkarlarından, taşeronluğunu yaptıkları misyonlarından olduğunu açıkça görmekteyiz.
Daha önce, çocukların camilere götürülmesini, yaz Kur’an kurslarına karşı alerjen tutumlarını; Millî Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan protokol ile 4-6 yaş arası çocuklara dinî eğitim verilmesi, kültürel değerlerimize aykırı olan yılbaşı ve Noel adıyla kutlama yapılmasının yasaklanması konusunda gösterdikleri ideolojik refleksi çok iyi bilmekteyiz.
Yılbaşı için çam süsleyenler ramazan hilaline karşı çıkıyor
Yılbaşı ve Noel kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyip, ‘öğrencilerin değerlerinden bağımsız bir eğitim programının uygulanması, öğrencilerin okula yabancılaşmasına ve inançlar arasında da ayırımcılığa neden olacaktır’, ‘herkesin kendi kültürel değerlerini özgürce yaşaması gerektiğine inanıyoruz’ ifadelerine sarılanlar, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise ‘Eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli’ diyenler; gerçekte inançlar ve kutsal değerler konusundaki ikiyüzlülüğünü, bu toplumun inancına karşı düşmanlığını ve kinini gizleyemeyen zihniyetin timsalidir.
Malum sendikalar, bu sefer de mal bulmuş Mağribi gibi “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” programının hayata geçirilmemesi için var gücüyle mücadele(!) etmektedir.
Dillerine doladıkları ‘laik, bilimsel ve çağdaş eğitim’in ne anlam ifade ettiğini idrak edecek kapasitede olmayan bu anakronik oluşumların, farklı dinî inanışların korunması için rahatlıkla cümle kurabilirlerken, milletimizin dinî değerleri ve ülkemizin kurumları söz konusu olduğunda hemen laiklik söylemiyle yasakçı bir tutumu benimsemeleri, bu tür kurum ve kuruluşları hedef tahtasına koymaları, sapkınlığı cinsiyet eşitliği kisvesine sokmaları; temel amacı, inancı, millî ve manevi değerleri yaşatmak olan kurumları bayat fikirlerine malzeme yapmaları, bilimselliği, laikliği ve çağdaş eğitimi sadece slogana dönüştürdüklerinin, aslında bu kavramların ne anlam ifade ettiğinden habersiz olduklarını açıkça göstermektedir.
Ramazan sevincini okullarda yaşatmak için yapılacak faaliyetleri engellemeye çalışan sendikaları eğitim çalışanları da millet de affetmez
Üyelerini, eğitim çalışanlarının ortak hak ve menfaatlerini ilgilendirmeyen bir konuda eyleme sevk edenler, sorumsuz sendikacılık anlayışlarına bir yenisini daha eklemeye çalışmaktadır.
Ramazan sevincini okullarda yaşatmak amacıyla yapılacak etkinlikleri engellemeye çalışan sendikaları eğitim çalışanları da millet de affetmez, affetmeyecektir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana, eğitimi, köhnemiş zihniyetin kısır tartışmalarından çıkarmanın, ideolojik çöplüğe dönüşmüş sivil ve bürokratik oligarşiden kurtarmanın; inanç, hayat tarzı ve fikrî çatışmalardan arındırılmış nitelik sorununa hep birlikte odaklanacağımız bir noktaya getirmenin mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz.
‘Ramazan’, İmam Hatip’, ‘Kur’an Kursu’, ‘İslam’ ve benzeri isimlere, kavramlara, kurumlara olan tahammülsüzlüğünü, nefretini her fırsatta dile getirmekten geri durmayan bu ve benzeri sendikaları, içinde yaşadıkları toplumu tanımaya, inanç ve değerlerine saygılı olmaya davet ediyoruz.